BURASI; 1 MASKENİN 4 AY KULLANILDIĞI CEZAEVLERİNİN OLDUĞU ÜLKE!!  
01.04.2021
10
Yazı Boyutu: A- A+

BURASI; 1 MASKENİN 4 AY KULLANILDIĞI CEZAEVLERİNİN OLDUĞU ÜLKE!!

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, COVİD 19 salgını döneminde cezaevlerinin durumu ve vakalarının araştırılması istemiyle TBMM’ye araştırma önergesi sundu. CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan yardımcılığı olarak; cezaevlerinden onlarca mektubun kendilerine ulaştığını, salgında cezaevindeki aile üyelerinin sağlığından büyük endişe duyduklarını söyleyen tutuklu ve hükümlü yakınlarının çaresizlik içinde kendilerine başvurduğunu söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca; “ülkeyi açık cezaevine çeviren, baskı ve korku ikliminin yaratıldığı bir ortamda; salgın genellikle sadece bir sağlık sorunu gibi ele alınıyor. Oysa yaşanan katmerli bir ihlaller silsilesi, insan haklarına aykırılıklar manzumesi… Bir mahkum yakını “Eşim telefon görüşünde koğuşta 4 kişi rahatsız, galiba korona demişti. Aynı ortamda kalıyorlar, 1 maskeyi 4 ay kullandılar. Bize korkulu, kabus gibi günler yaşatılıyor.” diyor. Halka tedbir al, maske tak diyeceksin, sorumluluğu yükleyeceksin, cezaevlerinde kalanların insan onuruna aykırı koşullarda, hijyenden yoksun kalmasına, tek maskeyi aylarca kullanmasına, haklarına erişim engellerine, sağlıksız koşullara mecbur bırakılmasına göz yumacaksın!” diyerek gecikmeksizin TBMM çatısı altında, farklı disiplinlerden, farklı meslek gruplarından ve cezaevleri izleme-raporlama yapan insan hakları örgütlerinden temsilcilerin katkı koyacağı bir komisyonla kurulmasının aciliyetine dikkat çekti.

CEZAEVLERİNDE UYGULANAN, İNSAN ONURUNA AYKIRI İNFAZ REJİMİDİR

“Mahkumlar, cezaevindeler diye, haklarından mahrum bırakılamazlar. Devletin yeterli önlemleri almadığı, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin ölüme terkedildiği apaçık ortada... İktidar bu sorunları çözmek yerine derinleştiriyor. Salgın sürecinde infaz yasasında yapılan değişiklik ile açık cezaevlerini boşaltmak diğerlerini ise izolasyon bahanesinin ardına sığınarak denetime, görüşe tamamen kapatarak insan onuruna aykırı bir infaz rejimi uyguluyor.

MÜJDE DİYE SUNULAN E GÖRÜŞ PROJESİ

Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi kapsamında e-görüş uygulamasının hayata geçirildiği, Adalet ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlarının katılımıyla gerçekleşen tanıtım toplantısıyla duyurulmuş, ilk olarak Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde uygulanmaya başlandığı bir PR çalışması gibi duyuruldu. Oysa e görüş uygulamasının nasıl bir insan hakları ihlali doğurabileceği ve riskleri gündeme getirilmedi. Cezaevlerinde yeni başlattıklarını basından öğrendiğimiz bu projenin çok riskli yanları var: Tutuklu ve hükümlüleri doktorla, avukatla bile görüştürmemeyi, odalara/koğuşlara kamera kurarak, kantin ve kütüphane gibi ortak alanlara bile çıkmalarını engelleyecek düzenlemeler!

CEZAEVLERİNDE ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL, İZİNSİZ TEKNİK DİNLEMENİN ÖNÜ MÜ AÇILIYOR?

Müjdeymiş gibi sunulan e-görüş projesinin bir PR çalışması gibi sunulduğuna ve risklerine dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca şu değerlendirmeyi yaptı: “Projenin tanıtım toplantısı anayasal güvencelere ve uluslararası insan haklarına aykırılık taşıma riski barındırıyor. Tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu her oda ve koğuşa idarenin tek taraflı açma/kapama yetkisinde olan ses ve görüntü alan bir cihazın yerleştirilmesi, bağımsız ve sivil denetimden uzak olan kapalı kurumlar bakımından daha da sakıncalıdır. Özel hayatın gizliliği; izinsiz teknik dinleme ve görüntülenme kaygısı ile kapasitenin üzerindeki koğuşlarda aile veya avukat ile görüşün yapılması haberleşme özgürlüğü ve CMK yükümlülüklerini de ihlal eder nitelikte… Adalet Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye önerge sunduk: Uluslararası insan hakları hukukuna, anayasamıza ve ceza muhakemesi kanununa aykırı nitelikteki bu projeyi uygulayabilmek için Bakanlığınızca bir mevzuat değişiklik çalışması yapılmış mıdır? Bakanlığınız anayasada sağlanan özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğüne dair güvenceleri değiştirmek için anayasa değişikliği hazırlamış mıdır?”