CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU ANKARA’DA STK TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ  
04.06.2018
20160
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU ANKARA’DA STK TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

(04 HAZİRAN 2018)

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Batıkent’te sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileriyle bir araya geldi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu toplantıda yaptığı konuşmada şunları kaydetti:


Alkışlar fena değil ama asıl bayramı 25 Haziran’da yapacağız, birlikte yapacağız. Bunun için her birimizin sorumluluğu var. Sandığa gideceğiz oyumuzu kullanacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Muharrem İnce, partimiz Cumhuriyet Halk Partisi, oyumuzu vereceğiz.

Kısa bir konuşma yapacağım diğer toplantılara yetişmek için. Sayın Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı olduğu, Cumhuriyet Halk Partisinin de parlamentoda çoğunlukta olduğu bir süreçte yapacaklarımızı kısaca sizlerin bilgisine sunmak istiyorum. Bir, ilk yapacağımız iş OHAL’i kaldırmak olacak. İki, herkesin can ve mal güvenliği olacak. Barış Bildirisini imzaladı diye üniversiteden atılan bütün hocalar üniversitelerine şerefleriyle, onurlarıyla yeniden dönecekler. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Bir siyasi partinin Genel Başkanı mahkemelere, Anayasa Mahkemesine hakim tayin etmeyecek. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Parlamento daha güçlü olacak, hukuk sistemimizi tamamen darbe hukukundan arındıracağız. Yüzde 10 seçim barajını kaldıracağız, yeni sivil bir anayasayı hep birlikte Millet İttifakı olarak hep birlikte yeniden yazacağız. Demokrasinin bütün kurallarını Türkiye’de hayata geçireceğiz. Hiç kimsenin kimliği, yaşam tarzı, inancını bundan ötürü sorgulamayacağız. Hiç kimse ötekileştirilmeyecek, 81 milyonu kucaklayan bir Cumhurbaşkanıyla göreve devam edeceğiz.

Eğitimde çağ atlatmak zorundayız. Çıtayı yukarıya tutacağız ve eğitimi belli bir çıtanın üstüne getirmek zorundayız. Bir, bugün geldiğimiz nokta yani 16 yılın sonunda geldiğimiz nokta şudur, Türkiye Cumhuriyetinde okula giden çocukların yüzde 90’ı niteliksiz okullara gidiyor. Yüzde 10’u ancak nitelikli olarak tanımlanan okullara gidiyor. O zaman yapacağımız ilk iş nitelikli-niteliksiz okul ayrımını ortadan kaldırıp bütün okulların nitelikli olmasını sağlamaktır. İki, bir Öğretmenler Meslek Kanununu çıkaracağız. Öğretmenleri devlet memurları kanununun içinden çıkaracağız. Hakimler için nasıl ayrı bir kanun varsa öğretmenler içinde ayrı bir kanun olacak. Öğretmenler Kanununun temel kurallarını öğretmenlerle birlikte belirleyeceğiz. Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında aylık almayacak. Öğretmenler bu toplumun en saygın ve en onurlu insanları haline gelecek. Taşımalı eğitime son vereceğiz. Nerede öğretmen varsa, nerede öğrenci varsa orada da okul olacak. Öğretmenleri minibüse, dolmuşa bindirip 40 kilometre, 30 kilometre, 10 kilometre ötedeki okula götürmeyeceğiz. Öğretmenle öğrenci aynı mekanda buluşacak. Bir yıl içinde 180 bin atama bekleyen öğretmenin atamasını yapacağız. Tüm organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri kuracağız, tarım bölgelerinde tarım teknoloji liseleri kuracağız. Çocuk sabahleyin okula kahvaltı yapmadan gidecek, kahvaltısını okulda öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla beraber yapacak, ailesine yük olmayacak. Öğle yemeğini okulda yine arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle beraber yapacak ve tam gün eğitim olacak, akşam da çocuk evine servis aracıyla gelecek. Dolayısıyla eğitimin her alanını parasız yapacağız. Sabah okula giden öğrenciye cebinde harçlık olmadığı için para veremeyen ve bu nedenle de yataktan kalkamayan baba ayıbına son vereceğiz.

Yüksek Öğrenim Kurumu yani YÖK onu tamamen kaldıracağız. Üniversiteler bilimsel eğitimden yana olacak, bilimsel özerkliği olacak. Üniversitelerin yönetim özerkliği olacak, üniversite gençleri üniversitenin yönetiminde söz ve karar sahibi olacak, gençler üniversite yönetiminde olacak.

Güçlü bir sosyal devlet inşa etme kararlılığındayız. 1 Ocak 2019, Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı, parlamentoda da Cumhuriyet Halk Partisinin çoğunluğu olduğu bir Türkiye’de 1 Ocak 2019’da asgari ücret vergisiz net 2 bin 200 lira olacak. Yoksulluğu tarihe gömeceğiz. ASKUR, Aile Sigortası Kurumunu oluşturacağız. Yoksul olan ailede kadının banka hesabına her ay 1000 lira para yatıracağız. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek, kişinin yoksulluğunu asla afişe etmeyeceğiz. İnsan onurundan yana politikalar oluşturacağız.

Üreten çiftçiler zarar ediyorlar, üretmiyorlar. Son 16 yılda iki Trakya büyüklüğünde alan ekilmiyor. Çiftçi bir yıl önceden ne ektiğini bilecek, kaça satacağını da bilecek. Çiftçilerin banka faiz borçlarının tamamını sileceğiz, çiftçiye rahat bir nefes aldıracağız.

Bugün ayda 200 lirayla, 400 lirayla, 300 lirayla, 500 lirayla, bin lirayla geçinen emeklilerimiz var. 1,5 milyon eski parayla, yeni parayla bin 500 liranın altında emekli aylığı alanların sayısı 1 milyon 644 bin kişi. 1 milyon 644 bin kişinin asgari emekli aylığını net 1500 liraya çıkaracağız, emekliler de rahat bir nefes alacak. İki maaş ikramiye sözümüz söz, arkasında duruyoruz.

Toplumsal barışı sağlayacağız, aç ve açıkta kimse bırakmayacağız. Bütün köylerde ya Ziraat Mühendisi, ya Ziraat Teknisyeni veya veteriner olacak. Atamaları yapacağız, görevlerine başlayacaklar, köylü yani çiftçi neyi ekeceğini, neyi biçeceğini bilecek, nasıl ürün elde edeceğini bilecek. Zararına üretim yapmayacak, zarar görmeyecek, herkes kazanacak. Kaybeden sadece ve sadece rantiyeciler olacak. Rantiyecilerle mücadele edeceğiz, üreten başımızın üstünde.

Dış politikada Ortadoğu’da barışı sağlayacağız. Sayın Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı, parlamentoda da çoğunluğu olan bir CHP olduğu takdirde, inşallah olacak birlikte yapacağız, birlikte hayata geçireceğiz. 25 Haziran’da güzel bir güne hep birlikte uyanacağız ve Ortadoğu’da Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Bu teşkilatın kurulumunda 4 devletin rolü olacak. Türkiye, İran, Irak ve Suriye bir araya geleceğiz, diyeceğiz ki; “Biz kendi bölgemizde Ortadoğu’da barışı sağlayacağız, Ortadoğu’da kavga olmayacak, Ortadoğu’da egemen güçlerin değil bizim söz hakkımız olacak, Ortadoğu’da Müslüman kanı akmayacak, Ortadoğu’ya barışı ve huzuru getireceğiz.”

Güçlü bir sosyal devlet, kadın – erkek eşitliği, üreten herkese verilen destek, rantiye sınıfına da dur diyeceğimiz bir modeli inşa etmek zorundayız. Biz bunları söylediğimizde diyorlar ki “Efendim parayı nereden bulacaksınız, para nerede? Önce şu paranın bir kaynağını gösterin de CHP doğruları söylüyor mu söylemiyor mu?” Size rakam vereceğim, defalarca söyledim bir daha söyleyeceğim. Rantiyeye gelince para var, dünyanın parası var, onlara ödüyorlar. Çiftçi Malatya Doğanşehir’de kendisini yakıyor geçinemiyorum diye, zarar ediyorum diye. İşsiz kendisini yakıyor, nerede? TBMM’nin duvarına gelip orada kendisini yakıyor. Sanayici zarar ediyorum diye intihar ediyor. Kendisini yakan, intihar eden hiç rantiyeci duydunuz mu? Onların keyfi yerinde, onların fabrikaları yok, onların tarlaları yok, onların herhangi bir işyeri de yok, bir masa bir sandalye. Bankada paraları, dünyanın parasını veriyorlar borç, faizini de alıyorlar. 16 yıldır “Efendim biz faize karşıyız, faizciliğe karşıyız” diyenler şu anda dünyanın en yüksek faiziyle borçlananlardır. Son 15 yılda dışarıya, yani bu Londra’daki faiz lobisine, şimdi arka arkaya gidiyorlar ya katar katar Londra’ya gidiyorlar. Niye? Bize para verin diyorlar, para yok diyorlar. Dolar verin bize borçlarımızı ödeyeceğiz diyorlar. Onlar da diyorlar ki olur veririz. Şartınız ne? Faizi yükselteceksiniz diyorlar. Faizi yükseltmezsen para vermem. Yakayı tefeciye kaptırmış, tefeciden emir alan bir yönetim var. Türkiye’yi bu ayıptan kurtaracağız. Son 15 yılda bu tefecilere ödenen faiz 151 milyar 34 milyon dolar. Diyorlar ya “Türkiye’de para yok”, tefeciye gelince var 151 milyar dolar faiz ödüyorsunuz. Bir de içerde faiz lobisi var onlara da ödüyorlar, son 16 yılda içerdeki faiz lobisine ödedikleri para 687 milyar 124 milyon lira. Eski parayla 687 katrilyon lirayı son 15 yılda ödediler. Vatandaşa gelince para yok, emekliye gelince para yok, işsize gelince iş yok, fabrikaya gelince teşvik yok, çiftçiye gelince para yok. Kime var? Rantiye kesimine var, onlara para buluyorlar. Bir de utanmadan, sıkılmadan diyorlar ki “Efendim biz faize karşıyız, faiz haramdır.” Zaten sofranız haram sizin kardeşim!

Beyefendinin çocuğu-TESK’in yani Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu- oğlu zaten  milletvekili adayı, 5 yıldızlı otelde düzenliyor iftarı, kimin parasıyla? Esnafın parasıyla. Esnafın hangi halde olduğunu biliyor musun sen, esnafın nasıl yaşadığını biliyor musun sen, esnafın borç batağında olduğunu biliyor musun sen? Şimdi kalkmışlar efendim işte eleştiriyorlar. Kimi? Muharrem İnce’yi eleştiriyorlar. Yedikleri yemek helal değil. Söylüyorum, 81 milyon vatandaşıma söylüyorum 15 – 16 yılda 151 milyar doları tefecilere verirsen, oy verirsen sen harama ortak olursun kardeşim. 687 milyar lirayı içerde, 151 milyar doları da dışarıda tefeciye kaptıracaksın sonra kalkacaksın efendim ben Türkiye’yi düzelteceğim, ne zaman? 24 Haziran’dan sonra. Niye şimdi yapmıyorsun, elini tutan mı var, çıkar kararname yap, faizi indir, vatandaşı rahatlat, iki maaş ikramiye ver, öğretmen atamalarını yap. Efendim 24’ünden sonra. 24’ünden sonra zaten yapamayacaksın ki, 24’ünden sonra zaten Muharrem İnce Cumhurbaşkanı, parlamentoda da zaten CHP olacak.

Hepinize en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Hepiniz çalışacaksınız tamam mı? Tamam mı, tamam mı, tamam mı?

Bu kez tamam, hepinize teşekkürler.

CHPnet

SİTELERİ